Eskişehir Denize Bağlanmalı…
Gürcan Banger
Sıklıkla söz ettiğim gibi; Eskişehir 1800’lü yılların sonlarına kadar Anadolu’nun küçük bir yerleşimidir. İstanbul – Bağdat Demiryolu Projesi kente bir canlılık getirir. Benzer biçimde Kafkaslardan ve Rumeliden gelen göçlerin de şehrin ekonomisinde ve sosyal yaşamında ciddi etkileri olur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan kamu yatırımları da Eskişehir’in ekonomik ve sosyal olarak oluşmasında katkılar yapmıştır.
Ama tüm bu süreç içinde Eskişehir yavaş büyüyen bir kenttir. Sorunlar zamanında çözülmese bile daha sonraki yıllarda problemlerin arkasından yetişmek mümkündür. Özetle; Eskişehir kentinin geleneksel büyüme modeli, yağ damlasıdır. Aynen bir yağ damlasının bir kâğıt veya bez parçasına düşüp dağıldığı gibi Eskişehir’de geleneksel merkezi olan Çarşı’yı odak alarak büyümüştür bugüne kadar. Bugün bu süreç biraz hızlanmış olmakla birlikte (Fabrikalar Bölgesi’ndeki kentsel dönüşümü bir tarafa koyduğumuzda) odaklanmış yayılımın sürdüğünü görürüz.
Fiziksel mekânın nasıl geliştiğini bir yana bırakırsak; büyümede dikkati çeken nokta, kentsel yayılmanın neredeyse kendiliğinden olmasıdır. Bugüne kadar ne kentliler, kentin mekânsal gelişimi konusunda bir öngörü sahibi olmuşlardır, ne de kent yöneticilerinin böyle bir vizyonu olabilmiştir. Eskişehir’de gecekondulaşma görülmemekle birlikte, düşük konut kalitesi ile birlikte (zaman zaman kent rantının paylaşımı mücadelesine dayalı olarak) kendiliğinden ve şekilsiz bir mekânsal yayılma olagelmiştir.
Bugünkü durum, geçmişten farklı mıdır? Bence değil. Aynı ağır aksak yürüyüş, kentsel rant ve tüketim beklentileri üzerine kurulmuş olarak devam ediyor. Kentte oluşan değişim, vizyoner bir plan ve program içerisine oturmuyor. Kent abuk subuk yayılırken merkezdeki sıkışma devam ediyor.
Eskişehir’in gelişim trendi kırılmalarla gerçekleşir. Örneğin Bağdat Demiryolu, dış göçler, Cumhuriyet yatırımları şehrin gelişimi trendinde kırılmalar yaratmıştır. Bu nedenle Eskişehir’in tarihini ve geleceğini klasik projeksiyon teknikleri ile anlamak zordur. Bundan sonraki gelişimin de bir yeni kırılma ile olacağını tahmin etmek zor değildir. Ama şu noktanın altını çizmemiz gerekir. Şehrin bundan sonraki gelişiminin yönetilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir.
Son yıllardaki gelişmeler Eskişehir’in tüketim yönelimini öne çıkarırken, üretimde aynı hız elde edilemedi. Bu konuda 30-50 yıl öncesinde vücut bulmuş sorunların (yavaş gelişimin yarattığı yanılsama nedeniyle) çözülmemiş olmasının etkisi var. Eğer örneğin ulaşım (lojistik) sorunları önceki yıllarda çözülmüş olsaydı, bugün Eskişehir, Dünya ve ülkenin diğer bölgeleri ile çok daha sağlam bir ekonomik ilişki kurmuş olacaktı. Hava yolu, karayolu ve demiryolu bağlantılarının zamanında geliştirilmemiş olmasının olumsuz sonuçları bugün açıkça gözleniyor.
Hâlâ çözülememiş sorunların başında Eskişehir’in deniz bağlantısı geliyor. Geçmiş yıllarda da zaman zaman söz edilmekle birlikte Eskişehir – Gemlik veya Eskişehir - Mudanya demiryolu gerçekleştirilemedi. Bu durum ise Eskişehir ekonomisinin Dünyaya akmasında ciddi engellerden birisini oluşturdu.
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin yakından bilenler, bölgede ciddi bir sınaî potansiyel olduğunu farkındalar. Her geçen gün yurt içinden veya dışında yeni yatırımcılar tesis kurmak Eskişehir’e akıyorlar. Dünyanın her yerinden iş sahipleri, yarı mamul veya son ürün yaptırmak üzere Eskişehir sanayisinin yeteneklerini kullanmak üzere Eskişehir hakkındaki farkındalıklarını artırıyorlar.
Artık Gemlik veya Mudanya üzerinden Eskişehir’in denize bağlantısını gerçekleştirmek gecikmelere mahal yok. Gerek şehri denize bağlayacak olan tren hattı gerekse hattın iki ucundaki lojistik tesisler ivedilikle planlara dâhil edilmeli ve gerçekleştirmek üzere faaliyete geçilmelidir.
Eskişehir’in deniz bağlantısının önemini ve değerini kavramakta güçlük çekenler, hiç kuşkusuz Eskişehir’in geleceğini hayal edemeyenler olabilir. Büyük yerleşimler büyük vizyonların eseridir.
mudanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mudanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mayıs 2010 Cumartesi
Eskişehir’in Acil Çözüm Bekleyen Sorunu
Eskişehir’in Acil Çözüm Bekleyen Sorunu
Gürcan Banger
Başta sanayi olmak üzere Eskişehir ekonomisinin acil çözüm bekleyen sorunlarının başında kentin demiryolu ile denize bağlanması olduğu kanaatindeyim. Bu sorunun çözüm şekli ise Eskişehir’i Gemlik veya Mudanya’ya bağlayacak olan demiryoludur. Ağırlıklı olarak hammadde ve ürün taşıma üzerine çalışmasını öngörebileceğimiz bu hat, Eskişehir ve çevre iller ekonomilerinin çok ciddi gelişmeler sağlamasına neden olacaktır.
Türkiye ekonomisi ağırlıklı olarak Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. Bunlarda özellikle İstanbul, Kocaeli (İzmit), Trakya ve Bursa çevreleri yoğunlaşmada aşırı noktalara ulaşmış halde. Bir yandan buralarda yatırım ve işçilik maliyetlerinin yükselmiş olması diğer yandan bu yörelerin tamamının deprem riski taşıması, iş dünyasını ve yatırımcıları yeni arayışlara itiyor.
Bu arayışa cevap olacak adaylar arasında ilk sırayı Eskişehir ve çevresinin aldığına kuşku yok. Eskişehir; iki üniversitesinin varlığı, nitelikli organize sanayi bölgesinin mevcudiyeti ve bir yol kavşağında yer alması nedeniyle sınaî ve ticari yönlerden gelişmeye aday iller arasında ilk sırada yer alıyor. Eskişehir – Bozüyük, Eskişehir – Ankara ve Eskişehir – Konya eksenleri ise yeni işbirliği hatları olarak dikkat çekiyor.
Ankara ile Yüksek Hızlı Tren seferlerinin başlaması, birdenbire Eskişehir’i bir cazibe merkezi haline getirdi. İstanbul bağlantısı buna daha büyük ivme kazandıracak. Bu vesile ile ulaşımın ne denli önemli olduğunu bir kez daha fark ettik. Henüz tam bir çözüme ulaşmış görünmese de hava yolu ulaşımının Eskişehir’e ciddi katkıları oldu. Bozüyük – Mekece duble yolunun kent ve ekonomiye katkılarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz.
Ne yazık ki; yapılanlar yeterli değil. Eskişehir hava yolu ulaşımının ve altyapısının ivedilikle geliştirilmeye ihtiyacı var. Diğer yandan Eskişehir’de üretilen sınaî ürünlerin maliyet yapısına baktığımızda; burada lojistiğin (taşıma ve ulaşımın) ciddi bir kalem oluşturduğunu görüyoruz. Özellikle yurt dışına mal gönderilmesinde karayolunun yarattığı ağır maliyet unsurlarını taşımaya çalışıyoruz.
Dünyadaki örneklere baktığımızda; birim maliyet içinde lojistiğin oranının düşürülmesinde tren ve deniz yollarının önemli katkıları olduğunu görüyoruz. İşte Eskişehir’in Mudanya veya Gemlik’e tren yolu ile bağlanmasının önemi buradadır. Bu hattın yapılması ile birlikte Eskişehir, kendisini dünyaya bağlayan yeni bir kanala sahip olacaktır. Eskişehir ve çevresinde konuşlanmış tüm sanayi işletmeleri bu hattın yaratacağı rekabet avantajlarının beklentisi içindedir.
Eskişehir’i Mudanya veya Gemlik’e bağlayacak tren yolu konusu, Eskişehir’in en acil çözüm bekleyen sorunlarından birisi olarak milletvekillerinden Vilayet makamına, yerel yönetimlerden meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarından vatandaşlara kadar herkesin sorunudur. Bu nedenle kentin bütünlüğü içinde sahiplenilmesi, savunulması ve lobi yapılması gerekiyor. Bu konuda yerel ve yaygın medya organlarına da özel görevler düştüğüne kuşku yok.
Eskişehir’in denize bağlantısı konusu, sadece bir tren hattının yapılmasından ibaret değil. Özellikle deniz tarafından gerekli lojistik ve gümrükleme işlerini gerçekleştirmek üzere bir tesise gerek var. Seçime göre Gemlik veya Mudanya’da kurulabilecek lojistik köy, o yörenin ekonomisinin kalkınmasında da ciddi katkılar yapacaktır. Keza benzer bir yapılanmanın Eskişehir tarafında da yapılması gerekir. Böylece fabrikasından ürünü vagona (veya taşıyıcı demiryolu aracına) yükleyen sanayici, Gemlik veya Mudanya üzerinden deniz yolu ile malını ucuza ulaştırabilecektir.
Eskişehir’in denize bağlantısı konusu, ne yazık ki bugüne kadar doğru ve yeterli kavranabilmiş bir konu değil. Meslek odaları tarafından zaman zaman dile getirilmesine rağmen kentin seçilmişleri ve yöneticileri tarafından yeterli hararetle savunulamadı. Bu konuda kamunun bir girişimi yoksa derhal yola çıkılması, eğer bazı ön çalışmalar varsa bunların hızlandırılması gerekiyor.
Gürcan Banger
Başta sanayi olmak üzere Eskişehir ekonomisinin acil çözüm bekleyen sorunlarının başında kentin demiryolu ile denize bağlanması olduğu kanaatindeyim. Bu sorunun çözüm şekli ise Eskişehir’i Gemlik veya Mudanya’ya bağlayacak olan demiryoludur. Ağırlıklı olarak hammadde ve ürün taşıma üzerine çalışmasını öngörebileceğimiz bu hat, Eskişehir ve çevre iller ekonomilerinin çok ciddi gelişmeler sağlamasına neden olacaktır.
Türkiye ekonomisi ağırlıklı olarak Marmara ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmış durumda. Bunlarda özellikle İstanbul, Kocaeli (İzmit), Trakya ve Bursa çevreleri yoğunlaşmada aşırı noktalara ulaşmış halde. Bir yandan buralarda yatırım ve işçilik maliyetlerinin yükselmiş olması diğer yandan bu yörelerin tamamının deprem riski taşıması, iş dünyasını ve yatırımcıları yeni arayışlara itiyor.
Bu arayışa cevap olacak adaylar arasında ilk sırayı Eskişehir ve çevresinin aldığına kuşku yok. Eskişehir; iki üniversitesinin varlığı, nitelikli organize sanayi bölgesinin mevcudiyeti ve bir yol kavşağında yer alması nedeniyle sınaî ve ticari yönlerden gelişmeye aday iller arasında ilk sırada yer alıyor. Eskişehir – Bozüyük, Eskişehir – Ankara ve Eskişehir – Konya eksenleri ise yeni işbirliği hatları olarak dikkat çekiyor.
Ankara ile Yüksek Hızlı Tren seferlerinin başlaması, birdenbire Eskişehir’i bir cazibe merkezi haline getirdi. İstanbul bağlantısı buna daha büyük ivme kazandıracak. Bu vesile ile ulaşımın ne denli önemli olduğunu bir kez daha fark ettik. Henüz tam bir çözüme ulaşmış görünmese de hava yolu ulaşımının Eskişehir’e ciddi katkıları oldu. Bozüyük – Mekece duble yolunun kent ve ekonomiye katkılarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz.
Ne yazık ki; yapılanlar yeterli değil. Eskişehir hava yolu ulaşımının ve altyapısının ivedilikle geliştirilmeye ihtiyacı var. Diğer yandan Eskişehir’de üretilen sınaî ürünlerin maliyet yapısına baktığımızda; burada lojistiğin (taşıma ve ulaşımın) ciddi bir kalem oluşturduğunu görüyoruz. Özellikle yurt dışına mal gönderilmesinde karayolunun yarattığı ağır maliyet unsurlarını taşımaya çalışıyoruz.
Dünyadaki örneklere baktığımızda; birim maliyet içinde lojistiğin oranının düşürülmesinde tren ve deniz yollarının önemli katkıları olduğunu görüyoruz. İşte Eskişehir’in Mudanya veya Gemlik’e tren yolu ile bağlanmasının önemi buradadır. Bu hattın yapılması ile birlikte Eskişehir, kendisini dünyaya bağlayan yeni bir kanala sahip olacaktır. Eskişehir ve çevresinde konuşlanmış tüm sanayi işletmeleri bu hattın yaratacağı rekabet avantajlarının beklentisi içindedir.
Eskişehir’i Mudanya veya Gemlik’e bağlayacak tren yolu konusu, Eskişehir’in en acil çözüm bekleyen sorunlarından birisi olarak milletvekillerinden Vilayet makamına, yerel yönetimlerden meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarından vatandaşlara kadar herkesin sorunudur. Bu nedenle kentin bütünlüğü içinde sahiplenilmesi, savunulması ve lobi yapılması gerekiyor. Bu konuda yerel ve yaygın medya organlarına da özel görevler düştüğüne kuşku yok.
Eskişehir’in denize bağlantısı konusu, sadece bir tren hattının yapılmasından ibaret değil. Özellikle deniz tarafından gerekli lojistik ve gümrükleme işlerini gerçekleştirmek üzere bir tesise gerek var. Seçime göre Gemlik veya Mudanya’da kurulabilecek lojistik köy, o yörenin ekonomisinin kalkınmasında da ciddi katkılar yapacaktır. Keza benzer bir yapılanmanın Eskişehir tarafında da yapılması gerekir. Böylece fabrikasından ürünü vagona (veya taşıyıcı demiryolu aracına) yükleyen sanayici, Gemlik veya Mudanya üzerinden deniz yolu ile malını ucuza ulaştırabilecektir.
Eskişehir’in denize bağlantısı konusu, ne yazık ki bugüne kadar doğru ve yeterli kavranabilmiş bir konu değil. Meslek odaları tarafından zaman zaman dile getirilmesine rağmen kentin seçilmişleri ve yöneticileri tarafından yeterli hararetle savunulamadı. Bu konuda kamunun bir girişimi yoksa derhal yola çıkılması, eğer bazı ön çalışmalar varsa bunların hızlandırılması gerekiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
