İstihdam Fuarı: Ayrıntılar
Gürcan Banger
Geçtiğimiz Salı günkü köşe yazımda işsizlik konuları ile istihdam fuarı ihtiyacından söz etmiştim. Bugün (bu yönlü bana gelen taleplerin de yönlendirmesiyle) özellikle istihdam fuarının bazı ayrıntılarına değinmek istiyorum. Bu fuar, Türkiye’de az sayıdaki bazı il ve ilçelerde yapılmış olmasına rağmen konseptin bir açılmaya ve çeşitlendirilmeye ihtiyacı var.
Ana Fikir
İstihdam fuarının ana fikri, yüksek okullaşma oranı, iki üniversitesi ve gelişmiş sosyal yaşam koşullarına rağmen henüz işsizlik sorunları yaşamaya devam eden kentimizin bu alandaki sorunlarına çözüm getirmeye katkı yapacak bir faaliyet gerçekleştirilmesi… Her yıl üniversitelerimiz ilimizden veya başka yerleşimlerden gelen genç insanlara yüksek öğrenim vererek ekonomik yaşamın kapısına bırakıyor. Ne yazık ki; bu nitelikli insanlar ya öğrencilikten işsiz vatandaşlığa terfi ediyorlar ya da kendi alanlarıyla hiç ilgili olmayan bir işte geçim sağlamaya çalışıyorlar.
Eğitim görmüş kişi ile ihtiyaç duyulan iş pozisyonu arasındaki buluşmanın olmayışında sayısız neden öngörebiliriz. Bunların ciddi bir bölümünün karşılıklı bilgilenme eksikliğinden kaynakladığına kuşku yok. Bu nedenle işgücü ile iş dünyasının uygun bir ortamda buluşmaları gerekiyor. Bu ortamda iş dünyası kendi ihtiyaçlarını anlatırken, iş arayan kişiler de kendi özelliklerini ortaya koyacaklar. Eğer iki taraf arasında bir uyuşma olmuyorsa, işgücünün ne türde geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gerektiği ortaya çıkacak.
Amaç
Bir proje mantığında bakarsak; istihdam fuarı gibi bir faaliyetin amacını şöyle tanımlayabiliriz: İş dünyasındaki değişik kurum ve kuruluşlarla kişilerin aynı ortamda eklemlenmesinden yaratılacak iletişim ile işgücü piyasasının iyileşmesini ve teşvik edilmesini sağlamak… Özetle; işgücü talep ve arzını karşılıklı yararlar sağlayacak biçimde bir araya getirmek…
İstihdam fuarı; öncelikle işgücü pazarında değişik tarafları bir araya getirerek ulusal, bölgesel ve yerel istihdam endekslerinin güçlenmesini sağlar. Bu tür ortamlardan işsizler veya daha nitelikli iş arayanlar arzu ettiklerini bulurken işverenler daha nitelikli insan kaynağı ile donanmış olurlar. Diğer yandan bu tür fuarlardan meslek okulları ile üniversitelerin çıkaracağı dersler de var. Bu ortamdaki iletişim, her düzeydeki okulların programlarını, ders içeriklerini ve staj / proje / tez türü uygulamalarını ekonominin ihtiyaçlarına uygun hale getirmek için veri edinmelerini sağlar.
Kimler Bulunmalı?
Böyle bir fuarın katılımcıları arasında öncelikle sanayi, ticaret, hizmetler ve ekstansif tarım gibi sektörlerin firmaları (standlar) açarak yer alacaklardır. İkincisi; iş dünyasının meslek örgütleri olan sanayi, ticaret, borsa ve mühendislik-mimarlık meslek kuruluşları, iş dünyasının sivil toplum kuruluşları ile teknopark türünde organizasyonlar bulunmalıdır. Üçüncüsü; üniversitelerin mutlaka yer alması gerekirken mesleki eğitim veren okullar ile eğitim – danışmanlık kuruluşlarının bulunması yararlı olacaktır. Dördüncü olarak Valilik ve ilgili müdürlükleri, yerel yönetimler, İş-Kur ve benzeri kuruluşları vazgeçilmez katılımcı saymak gerekir. Son olarak; kuşkusuz biçimde işsizler, daha nitelikli iş arayanlar, kısmi zamanlı işini geliştirmek isteyen kişiler bu ortamın paydaşlarıdır.
Böyle bir fuar düzenlemesi, fuarcılık konusunda uzmanlaşmış bir organizasyon tarafından düzenlenebilir. Bu olmadığı durumda ortak bir koordinasyon ile fiziksel ortam yaratılabilir. Bu ortamlar için uygun alanlar kentin üniversiteleridir. Örneğin Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi birer veya ikişer yıllık periyotlar halinde bu fuarın düzenlenmesi ile görevlenebilirler. Her iki üniversitenin kampüsleri böyle bir fuarın geç bahar aylarında yapılması için son derece uygundur. İş bulmanın yaşamsal önemi düşünüldüğünde böyle bir etkinliğin örneğin bir bahar şenliğinden çok daha anlamlı olduğu, gerekirse üniversite bahar şenliği ile istihdam fuarının birleştirilebileceği öngörülebilir.
Türkiye’de müşteri segmenti olarak üniversite öğrencilerini seçmiş çok sayıda şirket var. Bunlar arasında GSM servis sağlayıcılar, bilgisayar donanım ve yazılım firmaları, teknoloji ve teknolojik ürün satıcıları, bireysel müşteri arayışı olan bankalar, hazır giyim şirketleri, hazır gıda (fast food) işletmeleri ve benzerleri bir çırpıda sayılabilir. Bu ve benzeri firmaların neredeyse tümünün böyle bir etkinlikte sponsor olarak yer almasının sağlanabilir.
Diğer Konular
Bir gazete köşe yazısının sınırları aştığından istihdam fuarının metodolojisi, planlanması, yürütülmesi ve sonuçlarının izlenip değerlendirilmesi konularına girmeyeceğim. Bu konuda çalışma yapacak heyet, hiç kuşkusuz bu konularda bir iş planı yapacak, örgütlenme oluşturacak, bütçe hazırlayacak ve tanıtım gibi gerekli diğer çalışmaları eklemleyecektir.
Kent ekonomisinde yer alan işletmelerin istihdam dünyasından, yüksek öğrenim kuruluşlarından, eğitim – danışmanlık firmalarından ve en önemlisi çalışan adaylarından beklentileri var. Okulda alınan eğitim çoğu zaman, günün sert rekabet şartlarında işletmeler için yeterli bulunmuyor. Diğer yandan çalışan adayları da daha kurumsal özellikleri olan işletmelerde çalışmayı istiyorlar. Diğer yandan kent yöneticileri nüfusun eğitimli olmasından söz ederken, bu sıkıntıların yeterince farkında değil gibiler…
Bir kentin nüfusunun yüksek oranda eğitimli olması yeterli değil. Eğitimin yanında o yerleşimin istihdam özelliklerine de bakmak lazım. İş bulamadıktan sonra nüfusun tamamı doktoralı olsa neye yarar?
İstihdam Fuarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstihdam Fuarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2010 Perşembe
14 Aralık 2010 Salı
İstihdam Fuarı
İstihdam Fuarı
Gürcan Banger
Geçtiğimiz Pazar günü yaygın basının gazetelerinden birisinde dikkatimi çeken haberlerden birisi ekonomik büyüme ilgiliydi. Haberde hükümetin ilgili bakanları ekonomik büyümenin yükselen oranlarından söz ederek hizmetlerini övmekteydiler. Bu yazıyı kaleme almadan az önce sanayi konusunda uzman arkadaşlarıma “Siz söylenen büyümeyi sanayide gözlüyor musunuz?” diye bir soru yönelttim. “Evet; gerçekten sanayide önemli hareketlenmeler var” şeklinde bir cevap alamadım. Genelde ağır aksak yürüyüşün devam ettiğini söylediler.
Ekonomi Büyüyor mu?
İster hükümetin dediği gibi ekonomi büyüyor ister ağır aksak yürüyor olsun; hâlâ ciddi bir işsizlik sorunu olduğu gün gibi ortada. Bir yandan yeterli hızda büyüyemeyen ekonomi istihdam alanları yaratamazken, diğer yandan ülke nüfusu hızla büyümeye devam ediyor. Bir başka olumsuz gelişme ise ekonominin istihdamsız büyüme gibi sosyal adalet ve gelir adaleti açılarından tehlikeli durumlar yaratıyor olması…
Nüfusun büyük kısmının (işsizlerin, yoksulların) harcayacak geliri olmazsa, ekonomik büyümenin vatandaşa ne yararı olabilir? Ekonomi büyümeli ama vatandaşın da gelir elde edeceği işi olmalı. Bunun da yolu istihdam yaratmaktan geçiyor.
İstihdamı dikkate almayan büyüme modelleri, gelişmiş ülkelerde çok daha yaygın. Verimlilik ve maliyet düşürme adına durmaksızın çalışanı ve gelir dağılımını dikkate almayan büyüme yaklaşımları geliştiriliyor.
İşsizlik
Ülkemizdeki durum ise gelişmiş ülkelerden daha iyi değil. Resmî istatistiklerle bile yüzde 10’un altına düşmeyen işsizlik oranı bir sorun olmaya ediyor. Sürekli işsizlik ise kalıcı yoksulluğun dönüşmenin araçlarından birisi olarak görünüyor.
Ne yazık ki; işsizliğin merkezî anlamda çözülmesini sağlayacak etkin makro politikalar üretilemiyor. İktidarın “Her işletme bir işçi alsa işsizlik çözülür” gibi uygulanması mümkün olmayan yönelmesinin altında da bu makro politika yetersizliği yer alıyor. Buna işletmelerin verimlilik ve kârlılık adına daha az işçi ile çalışma yönelimi de eklenince işsizlik, süreğen bir sorun olarak karşımızda durmaya devam ediyor.
İşsizlik konusunun çözümünde bölgesel veya yerel alana indiğimizde; yerel yönetimlerin çözüm çabalarını izliyoruz. Ama bu çözümlerde niteliksiz işgücünü kurslarla beceri sahibi yapmayı hedeflemekten öteye geçmiyor. Bu tür eğitim faaliyetlerine dâhil olmuş vatandaşların ancak pek azı, gerçek anlamda bir iş ve gelir sahibi olabiliyorlar. Dolayısıyla yerel düzeyde de istihdama ve işsizliğin azaltılmasına yönelik çok daha etkin politikalara ihtiyaç var.
Mevcut iktidardan yana ya da karşısında olun; işsizliğin azaltılması için her düzeyde yapılması gereken çalışmalar var. Diğer yandan işsizliğin okumuş genç insanlar arasında da hayli yaygın olduğunu dikkate aldığımızda; sorunun büyüklüğü bir kez daha karşımıza çıkıyor. Bir başka deyişle istihdam artıcı çalışmaları sadece düşük eğitim ve beceri düzeyindeki insanlar için değil; aynı zamanda üniversite veya yüksek okul bitirmiş vatandaşlar içinde öngörmek zorundayız.
İstihdam Fuarı
Özellikle eğitimli vatandaşların iş olanaklarını geliştirmenin araçlarından birisi “istihdam fuarları” olarak değişik ülke ve yerleşimlerde uygulanıyor. Yüksek düzeyde okullaşma oranı ve iki üniversitesi olan Eskişehir de bu tür fuarların periyodik olarak açılmasına son derece uygun bir kenttir.
Böyle bir fuarda bir yandan sanayi ve ticaret firmaları kendi tanıtımlarını yaparken diğer yandan da iş arayan eğitimli insanlar firmalarla (işletmelerin insan kaynakları birimleri ile) buluşabilecek, kendilerini tanıtacak ve özgeçmişlerini firma veri tabanına girmesini sağlayacaklardır. Böylece iş sahibi ile nitelikli işgücünü yeni türden bir pazar alanında bir araya getirmek mümkün olacaktır.
Eskişehir İstihdam Fuarı’nın uygulayıcısının (her yıl biri olmak üzere) kent üniversitelerinin olması uygun bir seçenek olarak görünüyor. Örneğin birinci istihdam fuarı 2011 için Anadolu Üniversitesi tarafından yapılabilir. İkincisi tercihe göre bir ya da iki yıl sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yapılabilir. Böylece bir ya da iki yılda bir tekrarlanan bir geleneksel fuar oluşturulmuş olur.
Böyle bir fuar için ülkenin (özellikle öğrencilere mal ve hizmet pazarlayan) büyük şirketleri sponsor olmayı kabul edeceklerdir. Diğer yandan kent bazında Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, merkez ilçe belediyeleri, İş-Kur, ETO ve ESO gibi meslek kuruluşları ve özel şirketler de böyle bir hizmete destek ve katkı sağlayabilirler.
Her zaman Eskişehir’in yüksek eğitim düzeyine sahip genç insan nüfusu ile övünüyoruz. Ama bu durum yeterli değil. Eğitimi istihdam ile eklemlemek zorundayız. Övünç kaynaklarımız arasına istihdamda da yüksek oranlara sahip olduğumuz konusunu eklemeliyiz. Eskişehir İstihdam Fuarı bunun araçlarından birisi olarak kullanılabilir.
Duygu Güncesi *** YENi ***
Facebook'ta izle
Twitter'da izle
Gürcan Banger
Geçtiğimiz Pazar günü yaygın basının gazetelerinden birisinde dikkatimi çeken haberlerden birisi ekonomik büyüme ilgiliydi. Haberde hükümetin ilgili bakanları ekonomik büyümenin yükselen oranlarından söz ederek hizmetlerini övmekteydiler. Bu yazıyı kaleme almadan az önce sanayi konusunda uzman arkadaşlarıma “Siz söylenen büyümeyi sanayide gözlüyor musunuz?” diye bir soru yönelttim. “Evet; gerçekten sanayide önemli hareketlenmeler var” şeklinde bir cevap alamadım. Genelde ağır aksak yürüyüşün devam ettiğini söylediler.
Ekonomi Büyüyor mu?
İster hükümetin dediği gibi ekonomi büyüyor ister ağır aksak yürüyor olsun; hâlâ ciddi bir işsizlik sorunu olduğu gün gibi ortada. Bir yandan yeterli hızda büyüyemeyen ekonomi istihdam alanları yaratamazken, diğer yandan ülke nüfusu hızla büyümeye devam ediyor. Bir başka olumsuz gelişme ise ekonominin istihdamsız büyüme gibi sosyal adalet ve gelir adaleti açılarından tehlikeli durumlar yaratıyor olması…
Nüfusun büyük kısmının (işsizlerin, yoksulların) harcayacak geliri olmazsa, ekonomik büyümenin vatandaşa ne yararı olabilir? Ekonomi büyümeli ama vatandaşın da gelir elde edeceği işi olmalı. Bunun da yolu istihdam yaratmaktan geçiyor.
İstihdamı dikkate almayan büyüme modelleri, gelişmiş ülkelerde çok daha yaygın. Verimlilik ve maliyet düşürme adına durmaksızın çalışanı ve gelir dağılımını dikkate almayan büyüme yaklaşımları geliştiriliyor.
İşsizlik
Ülkemizdeki durum ise gelişmiş ülkelerden daha iyi değil. Resmî istatistiklerle bile yüzde 10’un altına düşmeyen işsizlik oranı bir sorun olmaya ediyor. Sürekli işsizlik ise kalıcı yoksulluğun dönüşmenin araçlarından birisi olarak görünüyor.
Ne yazık ki; işsizliğin merkezî anlamda çözülmesini sağlayacak etkin makro politikalar üretilemiyor. İktidarın “Her işletme bir işçi alsa işsizlik çözülür” gibi uygulanması mümkün olmayan yönelmesinin altında da bu makro politika yetersizliği yer alıyor. Buna işletmelerin verimlilik ve kârlılık adına daha az işçi ile çalışma yönelimi de eklenince işsizlik, süreğen bir sorun olarak karşımızda durmaya devam ediyor.
İşsizlik konusunun çözümünde bölgesel veya yerel alana indiğimizde; yerel yönetimlerin çözüm çabalarını izliyoruz. Ama bu çözümlerde niteliksiz işgücünü kurslarla beceri sahibi yapmayı hedeflemekten öteye geçmiyor. Bu tür eğitim faaliyetlerine dâhil olmuş vatandaşların ancak pek azı, gerçek anlamda bir iş ve gelir sahibi olabiliyorlar. Dolayısıyla yerel düzeyde de istihdama ve işsizliğin azaltılmasına yönelik çok daha etkin politikalara ihtiyaç var.
Mevcut iktidardan yana ya da karşısında olun; işsizliğin azaltılması için her düzeyde yapılması gereken çalışmalar var. Diğer yandan işsizliğin okumuş genç insanlar arasında da hayli yaygın olduğunu dikkate aldığımızda; sorunun büyüklüğü bir kez daha karşımıza çıkıyor. Bir başka deyişle istihdam artıcı çalışmaları sadece düşük eğitim ve beceri düzeyindeki insanlar için değil; aynı zamanda üniversite veya yüksek okul bitirmiş vatandaşlar içinde öngörmek zorundayız.
İstihdam Fuarı
Özellikle eğitimli vatandaşların iş olanaklarını geliştirmenin araçlarından birisi “istihdam fuarları” olarak değişik ülke ve yerleşimlerde uygulanıyor. Yüksek düzeyde okullaşma oranı ve iki üniversitesi olan Eskişehir de bu tür fuarların periyodik olarak açılmasına son derece uygun bir kenttir.
Böyle bir fuarda bir yandan sanayi ve ticaret firmaları kendi tanıtımlarını yaparken diğer yandan da iş arayan eğitimli insanlar firmalarla (işletmelerin insan kaynakları birimleri ile) buluşabilecek, kendilerini tanıtacak ve özgeçmişlerini firma veri tabanına girmesini sağlayacaklardır. Böylece iş sahibi ile nitelikli işgücünü yeni türden bir pazar alanında bir araya getirmek mümkün olacaktır.
Eskişehir İstihdam Fuarı’nın uygulayıcısının (her yıl biri olmak üzere) kent üniversitelerinin olması uygun bir seçenek olarak görünüyor. Örneğin birinci istihdam fuarı 2011 için Anadolu Üniversitesi tarafından yapılabilir. İkincisi tercihe göre bir ya da iki yıl sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yapılabilir. Böylece bir ya da iki yılda bir tekrarlanan bir geleneksel fuar oluşturulmuş olur.
Böyle bir fuar için ülkenin (özellikle öğrencilere mal ve hizmet pazarlayan) büyük şirketleri sponsor olmayı kabul edeceklerdir. Diğer yandan kent bazında Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, merkez ilçe belediyeleri, İş-Kur, ETO ve ESO gibi meslek kuruluşları ve özel şirketler de böyle bir hizmete destek ve katkı sağlayabilirler.
Her zaman Eskişehir’in yüksek eğitim düzeyine sahip genç insan nüfusu ile övünüyoruz. Ama bu durum yeterli değil. Eğitimi istihdam ile eklemlemek zorundayız. Övünç kaynaklarımız arasına istihdamda da yüksek oranlara sahip olduğumuz konusunu eklemeliyiz. Eskişehir İstihdam Fuarı bunun araçlarından birisi olarak kullanılabilir.
Duygu Güncesi *** YENi ***
Facebook'ta izle
Twitter'da izle
Etiketler:
ekonomi,
eskişehir,
istihdam,
İstihdam Fuarı,
işsizlik
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
